ispanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ispanya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2010 Perşembe

El-Classico Günleri

4 gün sonra bir derbiden çok daha öte, bir toprağın içersinde çatışma içerisinde olan ve senelerdir bitmek tükenmek bilmeyen bir iç çatışmanın futbola yansıyışını ve yaşayışını anlatan bir maç var. Bu gün futboldan daha öte, futbolun asla futboldan ibaret olmadığını hepimize anlatacak olan gün. Bu gün baktığımızda, dünyanın en büyük yıldızlarını barındıran iki klubün mücadele vereceği, şuanda dünyanın en iyi iki oyuncusu olarak gösterilen Ronaldo ve Messi'nin kapışacağı, orta sahada Kakanın, Xabi Alonsonun, Xavi Hernandez'in, İniesta'nın, forvetde paha biçilemez karizmalarıyla Raul'un ve İbrahimoviçin karşılıklı olarak top oynayacağı gün. Bu günü onların gözünden anlamak isterseniz aslında mahallede herkesin iyi dediği adama karşı oynadığınız gün olarak düşünün çünkü bu maçta kötüye yer yok ve onlarda öyle düşünüyor. Herkes karşısında ki kişinin iyi olduğunu düşünüyor. Peki bu 107 yıllık futbol tarihinin geçmişi ne kadar iyi? Hop hadi uzanıyoruz resimlerle geçmişe.

Tarih 13 mart 1902. İlk derbinin Barcelona tayfası. Kadrolar hakkında bilgim yok. İspanya kupası yarı final mücadelesinde karşılaşıyorlar ilk defa. Skor 3-1. Barcelona almış götürmüş maçı.
Tarih 13 Haziran 1943. General kupası yani bir başka deyimle Franco kupası yarı final müsabakası. Skor tabelada yazıyor. 11-1 Real Madrid, katalanları adeta ezip biçiyor.
Sene 1970. Bu fotoğrafı niye aldım diye sorarsanız Real Madridde oynayan Bonito, Uğur Boralın bir klon olduğunun ispatı olabilir mi acaba?
Sene 1983. Bernd schuster atıyor golü 2-1 oluyor maç. Ondan sonra bu hareketi çakıyor Madrid taraftarlarına. 8 sene oynadı Barcelonada Schuster. Sonrada geçti Real Madride(!) ve ordan da Atletico Madride.
Sene 1996. Ronaldo'nun 49 maçta 50 gol attığı sezon El-Classico'da Carlosla diyalogu. Sonra gitti 24 milyon euro ya İntere. Bir senede 50 gol atanı yollamak nasıl iştir anlamadım. Carlos maç içerisinde Brezilyalılarla diyalog kurmayı çok seviyor olacak ki, Galatasaray maçında herkes kavga ederken o Lincoln'le kanka sarılmış muhabbet ediyorlardı.
Tarih 13 Ekim 1999. Stad Nou Camp. Dakika 86. Çakıyor golü Raul Gonzalez ve sonra dönüyor Nou Camp taraftarına "şşşşşştttt akıllı olun" hareketi yapıyor. Stad sus pus ama sonra hareketle beraber çıldırıyor. Ben bu hareketi ilk olarak Gabriel Batistuta yaptı sanıyordum ama değilmiş, Raulmuş. Tuncay demek ki Raul'e özenmiş.
Tarih 3 Mart 2001. Guardiola hakemlerden şikayetçi. Yarın da şikayet eder mi acaba? O zaman gitmiş yanlarına sormuş "Kluivert ofsayt değildi hocam neden ofsayt verdiniz?" diye. Maçı 3-2 almış Real Madrid.
Tarih 23 Kasım 2002. Bu gün öyle bir gün ki bu gün Figo'nun korner bile kullanamadığı gün. "Hain" damgasını yedikten sonra Nou Camp'da adama korner bile kullandırmazlar yeğen.
Tarih 19 Kasım 2005. Alkışlar sizler için değil, Barnebeu'da döktüren Ronaldinho için. Tarih yazmıştı bir maçta tek başına Ronaldinho o gece. Hatırlayınca insanın hala alkışlayası geliyor. Tabi şimdi ki halini görmezden gelirsek.
Ve buda son resim. Tarih 2 Mayıs 2009. Stad Santiego Barnebeu. Skor 2-6. Bu sefer alkışlamadılar kimseyi çünkü alkışlamaları gereken bir adam değil bir takım vardı o gece sahnede(sahada) ve o yüzden şaşkın bakışlarla izledi madridista sadece o gün takımını. Aslında Messi alkışlanırdı ama yapmadılar bu sefer. Sağlık olsun.


İşte şimdi 107 yıllık bir tarihin bir başka randevusu var. Bu sefer ki daha şiddetli gibi görünüyor. Çünkü daha teknolojik. İki tarafında nükleer silahları var. Lig ikisi arasında geçecek o kesinde, ikisi birbirini nasıl geçecek?

14 Kasım 2009 Cumartesi

İspanya-Arjantin

















Vicente Calderon, Atletico Madrid'in bu sene ki performansından sonra 2009-2010 sezonu için en güzeli maçını yaşadı diyebilirim. Zaten tribünler futbola o kadar acıkmışlar ki, korna sesi yerine oley sesleri ve tezahuratlar vardı bu gec stadda. İspanya, dünya kupası yaklaşırken de aynı tarifede oynayacağını gösterdi ve ben bu kupayı pas geçmem dedi bu gün adeta. Xavi, İniesta ikilisi gene İspanyayı ilk yarıda alıp götüren isimler oldu ki hücum hattının iki Valencialısı silva ve villa ikiliside buna eklenince ve artı olarak Bütün maç boyunca bindirmeye programlanmış Sergio Ramos da tuz biber olunca İspanya ortaya leziz bir yemek sundu ilk yarı bizlere. Arjantin yakası ise ilk yarı saha onlara dar geldi ki özellikle Messi, hem taraftarın baskısı hemde topu her ayağına aldığından ona verilmiş 3 adamı karşısında bulunca gene herkesin gözünde milli takımda oynayamıyor imajı çizdirdi ama neyse ki penaltı golünü attı ve Maradona ile kendisi üzerinde ki yükü biraz olsun hafifletmiş oldu. Maçın kilit adamı bence bugun Xabi Alonsodur ki bütün maç boyunca Xavi, İniesta, Busqets 3 lüsünün arkasını müthiş derecede doldurdu ve akıl dolu uzun paslarıyla arkadaşlarını koşturdu,29 kasım için ümit verdi kendi şehrinde. Birde tabi attığı bir penaltı golü vardır ki, bence 30 metreden atılan frikik golüne bedel bir vuruş yaptı çünkü o topu herhangi bir kaleciyi geçtim, dünya devi 3 kaleciyi koysan o penaltıyı çıkaramazdı çünkü Xabi köşede ki örümceği iyi görmüş ki ağından aldı adeta.
Yalnız bu maç bize şunu gösterdi ki, dünya kupası fevkalade zevkli geçecek. Özellikle çeyrek finaller başladığı vakit bizlere oraya çıkan takımlar büyük bir futbol resitali sunacaklar. Bu maçın özel maçtan çıkıp bir gövde gösterisi maçı olmasını bekliyordum ki nitekim öyle oldu çünkü özel maçta bu kadar sert hareketlerin olması son derece anormal bir durum. Bu biraz iki dev takımın dünya kupası öncesi rakiplerini korkutmak adına gerçekten müthiş zevkli bir maç oldu. Ayrıca hakemi de tebrik etmek istiyorum çünkü bu maçın özel maç olduğunu bir tek o unutmadı ve maçı kırmızı kartla bitirmek istemedi her ne kadar maçın belli bölümlerini katletmiş olsa da bu hareketiyle benden alkışı aldı. Kısacası Vicente Calderon da bu gün bir futbol resitali vardı ve bu resitale şifre koymayan sevgili Kanaltürk ekibine sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum ve Dünya Kupasında ki bütün maçlarında böyle zevkli olmasını diliyorum.

13 Kasım 2009 Cuma

Diego Armando Maradona


Arkadaş! Adam hazırlık maçına çıkacak. Açıklama yapmadan duramıyor. Hafta sonu oynayacakları İspanya için şu sözleri söylemiş Maradona:

"Onlar şuan için formda olabilir. Fakat bu maçı bizde kazanabiliriz. Zaten İspanya Dünya kupasında favori olacak. Ama şunu bilsinler ki, favoriler dünya kupasını kazanamaz"

Şimdi işin garip kısmı Arjantin de favori. Maradona acaba bizde kazanamazsak şaşırmayına mı getirmeye çalışıyor acaba yoksa maç öncesi İspanyayı hırsladırıp hafta sonu oynanacak olan maçı her birimize Dünya kupası yarı final maçı tadında mı izlettirmeye çalışıyor.