el classico etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
el classico etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Ağustos 2011 Çarşamba

Bir Tane Daha (Bıkmadık)


Şike, skandallar, bir sürü şey geldi geçti. Bir klasik geldi. İki maçın da 90 dakikası geçmek bilmedi. Mükemmel bir atmosfer, mükemmel 2 oyun, mükemmel bir mücadele. Tabi ben bu satırları yazarken ve siz bu başlangıcı okurken sevgili Barcelona taraftarı arkadaşlarım nasıl koyduk ama hala konuşuyor bu adam diye düşünürken hiç şunu düşündüler mi acaba her maç o ezeceğiz duygusu artık kaybolmuş ve izlediğimiz maçlar, yalnızca tek bir tarafın hegemonyası altında değil, iki tarafın da birbirine üstünlük kurma mücadelesi altında geçiyor. İspanya'da Barcelona halen daha en iyi, halen daha en üstün futbolu oynuyor ama karşısına en az onun kadar çok iyi bir takım daha geliyor ve zaman zaman aynı duyguları Barcelona taraftarına yaşatabiliyor. Real Madrid, bu gün eğer Benzema'yı ikinci yarının başında oyundan çıkartıp Higuain'i oraya monteleseydi, bu gün bu satırların altında Barcelona'nın olağanüstü zaferinden değil, Real Madrid'in bir kilidi kırmasından bahsedecektik. Benzema çok yetenekli bir futbolcu olabilir, kimine göre böyle görünmeyedebilir ama bence ilk dediğim daha doğru. Bu gün 1 gol 1 asist yapmış da olsa, Real Madrid'in kaybetmesinde ki en büyük rol ona aittir. Bir futbolcu Messi gibi olmalıdır. Hiç bir şey yapmadığın maçta(ilk maç) 1 gol 1 asist yapmalı ve yeri geldiğinde sahneye çıkıp işi bitirmelidir yıldız dediğin budur. Çok şey yapmaya çabaladığın maçta 1 gol 1 asist yapıp 5 tane %100 pozisyon yememelidir. Ronaldo'da ki o Manchester'da varlığından söz edebileceğimiz büyük maçların adamı kavramı, sadece büyük takım olarak karşılarına Barcelona çıkınca kaybolup gitmiş vaziyette. Valdes'in üzerine ateş ettiği top haricinde ve ilk yarıda bir iki bindirmesin den başka hiç bir işe yaramadı. Bu satırlar altında belki Messi'den bahsetmemi isteyeceksiniz ama bahsetmiycem. Gerek yok. Görünmeyenleri anlatmak benim için daha büyük önem taşıyor. Adam bir adet Real Madrid kabusu. Raul'un 18 sene ekmeğini yediği bir takımda en büyük rakibine yalnızca 11 gol atması, bunu Messi'nin 24 yaşında 12 golle egale etmesi. Bakın tekrar söylüyorum. 24! Bir futbolcunun fiziken en aktif olduğu dönemin 27-31 yaş aralığı olduğunu düşünürsek Real Madrid'in artık araya bir hain koyup bu işi bitirmesi gerekir yoksa geleceğimiz sakat. Hayat paylaşınca güzel sevgili Barcelona, ver kurtulalım. Real'in yediği ilk golde bariz Sergio Ramos konsantrasyon kademe hatası var. Son golde ise Coentrao'nun Messiyi tanımadığını görüyoruz. Adam attığı pasın ardından gidip koşuyor, takip etmezsen cezayı keser delikanlı. Saç sakalla topçu olunmaz. Marcelo kendini topladı ama klasik bir Real Madrid son dakikası yaşadık. Mourinho'yu çok severim ama takımının son dakikalarını sevmiyorum. son 3 dakikada 2 pozisyon bulmak yerine rakibin futbolcularını dövmek hoş bir hareket değil, bunu futbolcularına görev olarak aşılamak hiç hoş bir şey değil. Can ve canan olabilirsin ama hoş değil.
Real'e şu saatten sonra ne lazım. Artık anladık ki transfer lazım değil. Sadece bazı şeylerin oturması lazım. Kaka'nın oturup ellerini kafasının arasına alıp üzgün kaslı erkek gibi düşünmesi lazım. Kas yapması ve güçlenmesi lazım. Mesut'un basit oynayacağım derken oyundan kopmaması lazım. Ronaldo'nun hayatın sadece topu alıp koşmaktan ibaret olmadığını anlaması lazım. Mourinho'nun Benzema'yı kenara çekip Higuain'i oraya yerleştirmesi lazım. Marcelo'nun daha adam olması lazım, biraz mental iyi gelir. Ramos'a konsantrasyon için psikolojik destek lazım. Benim de gitmem lazım. Real Madrid'e iyi mentörler dilerim. Sizlere de bu yazıyı okuduysanız teşekkür ederim. Barcelona'yı aldıkları kupadan tebrik ederim. Son olarak
Cech Fabregas - 303 maç Arsenal 2 kupa
Cech Fabregas - 15 dakika Barcelona 1 kupa

3 Mart 2011 Perşembe

Aynı Hafta 2 El Classico !


Önce Mestalla da kral kupasında, kral ile ona en büyük başkaldırıyı yapan katalunya ordusunun savaşı, sonra 9 senedir kalesi yıkılmamış bir seçilmiş komutanın kalesini dünyanın şuan görmüş olduğu en büyük orduya karşı savunması. İki güzel hikaye.. . Aynı hafta içinde iki el classico. Biri 17 nisan 2011, diğeri ise 20 nisan 2011 olması kuvvetle muhtemel. Resim gene eskilerden, Barcelona maçına gelmeden şampiyonluğunu ilan eden Madridi alkışlayan Barcelonalı futbolcular. Xavi derki "o an gözümün önünden asla silinmiycek, her Real Madrid maçında.."

30 Kasım 2010 Salı

Bir Madridista'nın günlüğü...


Başla bir yerden demişler. Dakika henüz 10, yeni yetme stoperin yapmayacağı hatayı yapan Ricardo Carvalho, gol Xavi. Dakika 18, Ramos eller arkada eline değmesin diye ama bilmiyor ki karşısında ki süratlı futbolcu ve o hareket onun diğer kabiliyetlerini de kısacak, içeri çeviriyor, Casillas'ın hatasını geçtin ben bir kenara o resmi bulup koyucam Pedro golü attıktan sonra topla beraber içeri giren bir Marcelo var. Tutması gereken adamın 4 metre arkasında.. Sürekli bir tahrik Nou Camp'da. İlla ki olacak, olması gereken bu. Sen Ronaldoysan, kanmayacaksın. Guardiolayı itmeler, amaçları zaten seni oyuna küstürmek zaten vermişler Spartacus'u arkana, neyin peşindesin top almaya bak. Real'in maç boyunca yakaladığı en net gol pozisyonu Ronaldonun Benzemaya attığı, Benzema'nın içe kat etmeyip dış açıyla topu beklediği pozisyondur ki orada da Abidal aldı attı kornere. İlk yarı geçti dikkat edin Mesuttan söz etmedim. Türk olduğunu kanıtladı bu maçla Mesut. Ayakları titredi, kornerleri yetişmedi. Peki ya oyuna giren Lassana Diarra. Çok değil 2 sene evvel meşhur maçta Real Madridin orta sahasında bel kemiğiydi bu adam. 6 kırık vardı. Bu gün 11'e çıkardı sağolsun.
Şu saatten itibaren kimse artık dememeli "Abi Barcelonada Messiyi besliyorlar Xavi-Inıesta yoksa adam değil." Adam bu gün önce bir besmele çekti, sonra Real'i geri besleme sistemine çevirdi. Xavi-Inıesta-Busqets karşısında çalı süpürgesine dönmüş Khedira-Alonso-Lass'ı napıcaz peki. Lass kırık, Marcelo dayıoğlu Carlos kontenjanıyla hala oynuyor ve ısrarla o mevkiye senelerdir sırıtmasına rağmen transfer yapılmıyor. Arbeloa sesleri duydum şuan ve güldüm ona transfer denmez fazlalık o. Alonso bu takıma 2 senedir bekleneni veremiyor çünkü bu ligde Barcelona kuralları geçerli, kısa pas. Premier lige attığın 50 metre pası burada atarsan Messi o topu onune aldığında tık tık tık tık tık gider sende çilli suratınla bakarsın ancak arkasından. Bojan oyuna mahalle maçlarında fark açıldıktan sonra "hele şu bizim yeğen de girsin gol yüzü görsün" diyen amcaları için girdi. 2 net pozisyondan yararlanamadı, piyango Jeffrene vurdu, oda asistini yaptı. Mourinho 3 ten sonra eminim flashbackle geri dönmüş, ulan ben nou campta interle böyle oynasam ne olurdu diye düşünmüştür. Karizması sarsıldı, Barnabeu ya artık her hafta bu maçı izleyerek mi hazırlar takımını bilemem ama, şimdiden başlasa iyi eder. Diğer gollerden bahsetmedim evet maç 5-0 bitti ama, eminim bu maç Barcelona 3 pasta kaleye giden bir takım olsaydı 10-0 olurdu çünkü böyle orta saha zaafı olamaz, Real Madrid gibi bir takımda olmamalı. Ramos'un yaptığı pozisyona gelince, profesyonelliğe aykırı, ama 5-0 tan sonra derbi de profesyonel herhangi bir şey kalmaz Ramos'u severim "sevgilerle" dedi Nou Camp'a veda etti. Mourinho'nun Ramos'u alıp soyunma odasına götürürken ki surat ifadesi aslında maçı tamamen özetliyor. Hüzün, keder ve acı. Ama bu orta sahayla her Barcelona maçı böyle olur..

8 Nisan 2010 Perşembe

El-Classico Günleri

4 gün sonra bir derbiden çok daha öte, bir toprağın içersinde çatışma içerisinde olan ve senelerdir bitmek tükenmek bilmeyen bir iç çatışmanın futbola yansıyışını ve yaşayışını anlatan bir maç var. Bu gün futboldan daha öte, futbolun asla futboldan ibaret olmadığını hepimize anlatacak olan gün. Bu gün baktığımızda, dünyanın en büyük yıldızlarını barındıran iki klubün mücadele vereceği, şuanda dünyanın en iyi iki oyuncusu olarak gösterilen Ronaldo ve Messi'nin kapışacağı, orta sahada Kakanın, Xabi Alonsonun, Xavi Hernandez'in, İniesta'nın, forvetde paha biçilemez karizmalarıyla Raul'un ve İbrahimoviçin karşılıklı olarak top oynayacağı gün. Bu günü onların gözünden anlamak isterseniz aslında mahallede herkesin iyi dediği adama karşı oynadığınız gün olarak düşünün çünkü bu maçta kötüye yer yok ve onlarda öyle düşünüyor. Herkes karşısında ki kişinin iyi olduğunu düşünüyor. Peki bu 107 yıllık futbol tarihinin geçmişi ne kadar iyi? Hop hadi uzanıyoruz resimlerle geçmişe.

Tarih 13 mart 1902. İlk derbinin Barcelona tayfası. Kadrolar hakkında bilgim yok. İspanya kupası yarı final mücadelesinde karşılaşıyorlar ilk defa. Skor 3-1. Barcelona almış götürmüş maçı.
Tarih 13 Haziran 1943. General kupası yani bir başka deyimle Franco kupası yarı final müsabakası. Skor tabelada yazıyor. 11-1 Real Madrid, katalanları adeta ezip biçiyor.
Sene 1970. Bu fotoğrafı niye aldım diye sorarsanız Real Madridde oynayan Bonito, Uğur Boralın bir klon olduğunun ispatı olabilir mi acaba?
Sene 1983. Bernd schuster atıyor golü 2-1 oluyor maç. Ondan sonra bu hareketi çakıyor Madrid taraftarlarına. 8 sene oynadı Barcelonada Schuster. Sonrada geçti Real Madride(!) ve ordan da Atletico Madride.
Sene 1996. Ronaldo'nun 49 maçta 50 gol attığı sezon El-Classico'da Carlosla diyalogu. Sonra gitti 24 milyon euro ya İntere. Bir senede 50 gol atanı yollamak nasıl iştir anlamadım. Carlos maç içerisinde Brezilyalılarla diyalog kurmayı çok seviyor olacak ki, Galatasaray maçında herkes kavga ederken o Lincoln'le kanka sarılmış muhabbet ediyorlardı.
Tarih 13 Ekim 1999. Stad Nou Camp. Dakika 86. Çakıyor golü Raul Gonzalez ve sonra dönüyor Nou Camp taraftarına "şşşşşştttt akıllı olun" hareketi yapıyor. Stad sus pus ama sonra hareketle beraber çıldırıyor. Ben bu hareketi ilk olarak Gabriel Batistuta yaptı sanıyordum ama değilmiş, Raulmuş. Tuncay demek ki Raul'e özenmiş.
Tarih 3 Mart 2001. Guardiola hakemlerden şikayetçi. Yarın da şikayet eder mi acaba? O zaman gitmiş yanlarına sormuş "Kluivert ofsayt değildi hocam neden ofsayt verdiniz?" diye. Maçı 3-2 almış Real Madrid.
Tarih 23 Kasım 2002. Bu gün öyle bir gün ki bu gün Figo'nun korner bile kullanamadığı gün. "Hain" damgasını yedikten sonra Nou Camp'da adama korner bile kullandırmazlar yeğen.
Tarih 19 Kasım 2005. Alkışlar sizler için değil, Barnebeu'da döktüren Ronaldinho için. Tarih yazmıştı bir maçta tek başına Ronaldinho o gece. Hatırlayınca insanın hala alkışlayası geliyor. Tabi şimdi ki halini görmezden gelirsek.
Ve buda son resim. Tarih 2 Mayıs 2009. Stad Santiego Barnebeu. Skor 2-6. Bu sefer alkışlamadılar kimseyi çünkü alkışlamaları gereken bir adam değil bir takım vardı o gece sahnede(sahada) ve o yüzden şaşkın bakışlarla izledi madridista sadece o gün takımını. Aslında Messi alkışlanırdı ama yapmadılar bu sefer. Sağlık olsun.


İşte şimdi 107 yıllık bir tarihin bir başka randevusu var. Bu sefer ki daha şiddetli gibi görünüyor. Çünkü daha teknolojik. İki tarafında nükleer silahları var. Lig ikisi arasında geçecek o kesinde, ikisi birbirini nasıl geçecek?

29 Kasım 2009 Pazar

El-Klasik Puyol



Bu maça ancak böyle başlık atılabilirdi. 3 tane topa kaydı. 3 üde gol olacaktı. Bu adam bunu her maç, her sene, aynı istikrarda, aynı başarılı müdehale ile yapıyor. Marcelo, maç içerisinde diğer bütün futbolculara göre o kadar çok sırıttı ki, 90 dakika mücadele etti. Lass'ın Xavi'i tutamayacağı belliydi ilk yarıdan. 89'da olan oldu. Alves 3 tane topu Kenan Evren Anadolu Lisesi bahçesine dikti, pardon orası Saraçoğlunun arkasıydı ama olabilirde o sert orta oraya kadar gider. Ama ibraya öyle bir top attı ki Ercan tanerin deyimiyle hayatta affetmez İbra çaktı Casillas'ın ağlarına.Busqets, kırmızı kartı görünce Madrid çıkmadı Barcelona kalesinden ama hiç bir işe yaramadı çünkü bkz: Charles Puyol. Ronaldo ilk yarı bir defa koşarak puyolu geçti, 1 tane yüzde yüz kaçırdı, 2.yarı 50 küsürüncü dakikaya kadar dinlendi. Tam oyuna adapte oldu bütün toplar ona gelmeye başladı, Pellegrini oyundan çıkardı ve hiç iş yapmayan Higuain oyunda kaldı. Kaka, ofansif orta sahada oynanabilcek en iyi şekilde oynadı. Messi, geçen sene ki maça oranla daha sönük kaldı nitekim üzerine oynanan toplarda Real Madridli futbolcuların çok ciddi baskısına maruz kaldı ama Ronaldo karşısında gene galip gelen taraf oldu. İniestadan Kanat oyuncusu olmaz bu böyle biline. Xavi yanında İniesta oynamadığı zaman Keitaya pas atmaya çekindi ve İniestanın kanadına oynadı ve orda da bu akşam tartışmasız Real Madridin Kaka ile beraber en iyi ismi Sergio Ramos oradaydı ve geçit vermedi. Barcelona oynamak istediği topu oynayamadı belki ama gene kazanmasını bildi. Pellegriniye bembeyaz mendilleri ilk burdan ben yolluyorum. Oyuna tam ısınmış Ronaldoyu oyundan çıkarıp, bütün maç sahada gezen Higuain ile derbinin en sırıtan oyuncusu Marcelo'ya 90 dakika dayanabildiği için Allahın ona verdiği sabrı fazlasıyla bize göstermiş oldu. Florentino'da bu sabır var mı ama bilinmez. Valdes ve Casillas'a karşı karşıyada onları ilgilendiren 2 pozisyon oldu. birinde Ronaldonun topunu Valdes ayağıyla çıkardı, diğerinde de Messinin Alvesin pasında yolladığı plaseyi aynı şekilde Casillas çıkardı. Casillasa zaten golden başka bir tek bu pozisyon geldi. Barça'nın ikinci kalecisi Puyol ise bugün Valdes'i avlıycak 3 golü önceden sezi engelledi. Kısacası gollu geçmesede benim açımdan gayet zevkli, her anında her an bir şey olabilcekmiş geçti maç. Real Madridliyiz ama, Barcelonayı tebrik edecek kadar erdemli Real Madridliyiz. Tebrikler Barcelona.

Rengimiz Belli.

27 Kasım 2009 Cuma

Gel Ey Seher

Geçen sene(2 Mayıs 2009) bütün Türkiye oturdu şu yukarıda ki maçı oturdu izledi ve o gün Barcelona, Barnebeuda Real Madrid'i patlıcan oturtma yaptı. Öyle ki Casillas Messiden yediği ikinci golün ardından öyle bir oturdu ki ağzına sigara versek 80'ler yeşilçamda aşk acısı çeken sokak serserisinin başarılı bir fotoğrafı olurdu. Peki bu skorun bu denli hayvani olmasının sebebi mi?
İşte bu resim herşeyi anlatıyor. Tarih 7 Mayıs 2008. Stad Santiego Barnebeu. Fakat bir farklılık var. Barçalı futbolcular, Real Madridli futbolcuların sahaya çıkmasını bekliyorlar. Çıkıncada şampiyonu alkışlıyorlar. Yukarıda bahsettiğimiz derbiden önce Xavi Hernandez, bir maç öncesi toplantıda alkışladıkları gecenin haftasında uyuyamadığını ve o skorun onları çok kötü etkilediğini söylüyor(Maç Raul, Robben, Higuain ve Nistelroy'un golleriyle 4-1 bitiyor). Ve nitekim 2 Mayıs 2009'da alkışladıkları yerden intikamını çok pis alıyor Barcelona.

Bu hafta pazar günü saat 20:00' da Nou Campdayız bu sefer. Büyük tehdit demiştik ya Barcelona-İnter maçı için. Bekliyoruz demişti İniesta ve tayfası o gece. Madrid pazar gününe metrobüsle geliyor. Messi ve Ronaldo horozları ilk olarak Messinin çöplüğünde, Ronaldo racona geliyor. Keser mi mechul.

Cristiano Ronaldo: Camp Nou'da oynayacağım ve kazanacağız.
Kaka: Barcelona daha iyi oynuyor ama biz daha iyi takımız.

22 Kasım 2009 Pazar

İspanyada İşler Değişirse


Real Madrid, Santandere 22.dakikada Higuain'in attığı golle liderliğe geçti. Barcelona, Athletic Bilbao karşısında 2 puan bıraktı. Sonuç ne oldu. Haftaya Nou Camp'da cümbüş var. Lider(!) Real Madrid, Barcelona deplasmanında. Sonuç ne olur bilinmez ama tam cümbüş için Ronaldo'nun dönmesi farz.

TakımlarOGBMAYAvP
1YükseldiReal Madrid119112781928
2DüştüBarcelona118302982127
3DeğişmediSevilla118122181325
4YükseldiDeportivo117131612422
5DüştüValencia106311910921
6DeğişmediMallorca105231813517
7YükseldiAthletic Bilbao115241214-217
8DüştüSporting Gijon104421210216
9DeğişmediEspanyol10343810-213
10DeğişmediOsasuna103341112-112
11DeğişmediAlmeria103341012-212
12DeğişmediGetafe104061216-412
13DeğişmediZaragoza103251421-711
14DeğişmediValladolid102441417-310
15DeğişmediTenerife11317821-1310
16DeğişmediVillarreal10235141409
17DeğişmediRac. Santander111461020-107
18DeğişmediAtletico Madrid111461324-117
19DeğişmediXerez10136316-136
20DeğişmediMalaga101271015-55